Geri


İstanbul bırakılır mı?
(18 Ocak 2004)


...Zaman zaman ben de büyük kentten yorulup deniz kıyısında bir küçük kasabaya sığınmak istemişimdir.

Ancak... Hep vazgeçerim.

İstanbul'u sadece bir deniz kıyısı kasabasına değil, Paris'e, Londra'ya, New York'a hatta Rio'ya bile değişmem.

Mizah çarpması bir isim olan "Takanik" adlı takadan çevirme balık lokantasında... Bir yanda Ayasofya'ya, öte yanda Marmara'ya bakarak, eski hapishanenin sanatçı mahkumlarının duvarlar arasında özgürlüğe pupa yelken satırlar ve desenler ürettiğini düşünerek Four Seasons'ın terasında... Sufi müziği eşliğinde Zeyrekhane'de, Kuledibi'ndeki Anemon'un, Kumkapı'daki Armada'nın büyülü ortamında... Saint Antoine Kilisesi'nin beyaz melekler gibi süzülen rahibelerini gözleyerek ve fanteziler kurarak Eran'ın balkonunda... 40 yıldır demlendiğim Çiçek Pasajı'nda, Kumkapı'da... Sanat ibadeti yaptığım festivallerinde... Coştuğum Galatasaray maçlarında... Ve daha nice mekanında, kendimden geçerek daha bir sürü şeyler yaparak yukarıda anlattığım sürprizlerle, İstanbul'da yaşamak vazgeçilir şey değil.

Bugün siyaset yazmamak da, bu güzelliğin çift kat kaymaklı ekmek kadayıfı.


Arnavutköy
   Birinci Cadde No. 87   Tel: (212) 263 83 46   263 83 47   (532) 451 48 12